Anasayfa / Anasayfa / Artvin’de Yaşanan Son Durum İstanbul’da Masaya Yatırıldı!

Artvin’de Yaşanan Son Durum İstanbul’da Masaya Yatırıldı!

Artvin’de Son Durum!

İstanbul Artvin Dernekler Federasyonu (İSARF) “Artvin’de Son Durum Çevre- Doğa- Turizm- Tarım ve Yaşam” konulu panelini gerçekleştirdi.

Yunus Emre Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. 300 kişinin katıldığı panele ilgi yoğundu. Panelin düzenlenmesinin amacı, Artvin’deki sorunların gündeme getirilmesi, konuların uzmanları tarafından halkımızı bilgilendirmek, bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak. Panele çok sayıda, STK Başkanları, STK temsilcileri, Şairler, Yazarlar, Çevreciler, Akademisyenler ve Sanatçılar davetliler arasındaydılar.

Panelin sunumunu yapan, İSARF Genel Sekreteri Hasibe Özkan, katılımcıları selamlayarak, program akışı hakkında bilgi verdi.

Panel programı açılış konuşmasını yapan, İstanbul Artvin Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Kenan SATIR, katılımlarından dolayı davetlilere teşekkür etti. Başkan konuşmasında “Federasyonumuzun kurulma amaçlarından biri de, Artvin’deki sorunları takip etmek, çözüm yollarını birlikte araştırmak, her konuda hizmet vermektir. Artvin ve Artvinli için her türlü çalışmalarımıza devam ediyoruz. Topluma faydalı projelerimiz ve faaliyetlerimizi devam ettireceğiz. Bugün aramızda olan, bizleri bilgileri ile aydınlatacak olan değerli panelistlerimize teşekkür ediyoruz”dedi.

Moderatörlüğünü İSARF Kurucu Genel Başkanı Sinan Temiz’in yaptığı panelde, Ziraat Yüksek Müh. Mustafa Işık, Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, İnşaat Müh. Naci Özen (Mazlum Çoruh) ve Yeşil Artvin Derneği Yönetim kurulu Üyesi Cerattepe mücadelesi avukatlarından Av. Bedrettin Kalın konuşmacı olarak katıldı.

Panel Moderatörü Sinan TEMİZ, “Bütün arzumuz, gayretimiz Artvin’e ve Artvin’liye faydalı olabilmek, Artvin’in güzelliklerini korumak, kültürünü yaşatmak, gelecek nesillere güzel bir şehir bırakmak. Büyük şehirlerdeki dağınıklığı toparlamak, birlik ve beraberliği sağlamak, sorunlarımızı birlikte çözmek içindir çabalarımız. Federasyonumuz Artvin genelini kapsıyor ve kucaklıyor. Artvin’deki bütün sorunlara dikkat çekiyoruz. Doğa tahribatını yaratacak her türlü projelere karşıyız. Artvin’de son durum nedir? Bu sorunun cevabını çok değerli panelist uzmanlarımızdan alacağız. Ben sözü fazla uzatmadan ehline, asıl konuşacak uzmanlara bırakıyor, geldiğiniz için teşekkür

Panelin ilk konuşmacısı, Ziraat Yük. Müh. Mustafa IŞIK, Artvin’deki Organik Tarım ve Tarım ile ilgili sorunlar hakkında bilgiler sundu. Arıcılık ve Organik Tarımla ilgili Artvin’in bazı bölgelerinde güzel çalışmaların olduğunu, bu konularda daha çok çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Tarım alanlarının azlığına dikkat çekti, sulama kanallarını arttırmaya çalışmaların üretime de geçmeye sebep olacağını söyledi. Artvin’deki Balık, Çay Fındık üretimi ile ilgili yaptığı araştırmalarla elde ettiği verileri ile katılımcıları bilgilendirdi. Bu konuda halkın daha çok bilgilendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Doç. Dr. Oğuz KURDOĞLU, Artvin’deki doğa tahribatının tam bir felaket getireceğini bilimsel araştırma ve çalışmaları ile gündeme getirdi. Doç. Dr. Kurdoğlu“Artvin’in her bölgesi köstebek yuvasına dönecek, daha tam anlamda maden çalışmaları olmadığı halde sular kirlendi, çok miktarda ağaç kesildi, ileri safhada doğa tahrip ediliyor, bilimsel çalışmaları slayt sunumunda görüyorsunuz. İçler acısı bir durum. Çevre Etki Değerlendirme raporlarında (ÇED) büyük yanlışlıklar yapılıyor. İzin süreci tamamlanmadan yapılan HES’ler var. Dereye bırakılacak “cansuyu” konusu bir sisteme oturtulmuş değildir. Doğu Karadeniz’in Dünya’da korunması gereken 200 ekolojik bölgeden biridir.

Ayrıca, Taş Ocakları, HES Projeleri, Yeşil Yol, Barajlar, Yüksek Gerilim gibi bir çok projenin Doğu Karadeniz’e uygulandığı bir şiddettir. Artvin’deki doğal hayatı yok edeceği gibi bir çok tehlike ile karşı karşıyayız.. Bu projelere dur demezsek, ne organik tarım, ne arıcılık ne de turizm kalır. Vatanseverlik demek Atatürk’ün dediği gibi doğayı sevmektir. Artvinliler doğasını seviyor. Doğru projeler yapılarak HES’lerin sayısının azaltılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

“Kusursuz Enerji Planı” kitabının yazarı İnşaat Müh. Naci ÖZEN, (Mazlum Çoruh) Akarsular ve Barajlar hakkında yaptığı bilimsel araştırmalarının sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. “Akarsuların yönetiminde vatansever bir mühendis aklı olmadığını herkesin bilmesi lazım. Türkiye’deki Barajların ölü hacimleri, faydalı hacimlerinden daha fazladır. Bugün kullandığımız elektrikten daha fazla elektrik üretebilirdik. Elektriğin en pahalısı barajlı santrallarda üretilir.

Yok edilen topraklar yerine, üç misli daha fazla alan sulayabilirdik. Sulama maksadıyla akarsularımızdan ihtiyaçtan çok fazla su alınmış, topraklarımız çoraklaştırılmıştır. büyük felaketin hazırlandığını, bu projelerin arkasında Atlantis ötesindeki ülkedir. Çoruh üzerindeki on barajdan dokuzu görev yapmıyor, yapamaz, matematik söylüyor bunu fizik söylüyor. Çalışmalar bunu gösteriyor. Artvin neden bu saldırıya maruz kaldı, Cerattepe bu saldırının neresindedir? Artvin bu konunun tıpasıdır. Artvin, büyük Ortadoğu projesini engellediği için tehdit altındadır.

Bu madene kazma vurulduğunda zehir saçmaya başlar, ister açık ister kapalı galeri olsun. İçme sularına zehir karışacak. Bu bir Ortadoğu projesidir. Barajlar elektrik üretmez, elektrik azaltır.Yapılan bu barajlar coğrafyayı yırtar, hangi barajlar bunlar, görevini yapmayan barajlardır. Artvin’in yerinden sökülmesi için yapılan projelerdir”dedi.

 

Şavşat yaylalarında Araplar gezdiriliyor!

Çevre davaları ile tanınan, Yeşil Artvin Derneği Kurucu Üyesi Av. Bedrettin KALIN, Artvin’deki son durumu hukuk çerçevesinde değerlendirdi. Yapılan bilimsel açıklamaların tümünün doğru bilgiler olduğunu, bu konuların daha geniş zamana yayarak, halkın daha iyi bilgilenmesinin gerekliliğini vurgulayarak açıklamalarını yaptı. Çevre davalarının gönüllü avukatı Kalın, “yıllardır Artvin’deki çevre davalarına bakıyoruz.

Aldığımız davaları hep kazandık, bizim kazandığımız davaların, hakim ve savcılarını değiştirilerek tekrar tekrar davalar açmak zorunda bırakıldık. Artvin’in bir çok yerindeki HES ve Taş Ocakları davalarını da kazandık. Cerattepe’deki 22 Hektar Maden alanının 249 Hektara çıkarılması üzerine açtığımız dava lehimize sonuçlandı, çok sevindik..

Macahel’deki HES’lerin iptal edilmesi sevindirici. Macahel halkını, özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum. Yıllardır güzel bir direniş örneği göstererek davaları kazandılar. Çağlayan vadisi ve bir kaç davanın da güzel haberlerini aldık. Ne kadar üstümüze gelinse de, biz Artvin ile ilgili her konuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.Herkes net bir şekilde bilsin ki yargı organları, bilirkişiler ve adalet sistemi baskı altında. Mücadeleden vazgeçtiğimizi düşünenler yanılıyorlar, bilmiyorlar ki sadece şartlar zorlaştı.

Şavşat’ın yaylalarında Araplar gezdiriliyor. Bin yıldır kullandığımız yaylalarımızı ecri misil ödeyerek kullanacağız. Bizler mücadelemizde yılmayacağız. İnanıyoruz ki elbet hukuk bir gün işleyecek” diyerek konuşmasını bitirdi.

Programın ikinci bölümü soru cevap şeklinde devam etti. Merak edilen konular soruldu, uzmanlar tarafından cevaplandırıldı. Panele katılan katılımcılar, son yıllarda yapılan en güzel etkinliklerden birisini izlediklerini, panelistlerin alanlarındaki hakimiyeti, bilgisi ve sunumuyla yıllarca unutamayacakları gerçek bir panel izlediklerini, bundan dolayı emeği geçen herkese ve konuşmacılara teşekkür etti.Ç.P.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir