Anasayfa / Anasayfa / Artvin’in Köyleri Tanıtılmaya Devam Ediyor

Artvin’in Köyleri Tanıtılmaya Devam Ediyor

İrsa-Erenler Köyü

08 Artvin Dergisi yine güzel bir tanıtıma imza attı. Her sayısında ilimizin bir köyünü tanıtan derginin dağıtıma çıkan son sayısında Erenler Köyü (İrsa) tanıtıldı. Dergi Erenler Köyü için “Göğe komşu dediler, gittik!  İrsa-Erenler Köyü” diye nitelendirdiği Erenler Köyü’ne ilişkin önemli bilgiler aktardı.

Dergide yapılan haberde; “Bir köy düşünün, hiç bozulmamış ve köylünün dışında hiç kimse aralarına karışmamış. Artvin merkeze bağlı, gökyüzüne en yakın köylerinden İRSA’dayız. Pilot, İşadamı, emeklisi ile köyünü unutmamış. Herkesi bu köye davet ediyorlar. Muhtar Osman Şener “Köyümüze köylümüz sahip çıkıyor, o bize yetiyor” diyor.

Yeni adıyla Erenler Köyü Artvin merkeze 22 kilometre mesafede, Borçka yolundan köye ulaşmak mümkün. Israrla beni bu köye gönderen Kenan Satır abimize çok teşekkür ederim. Muhteşem bir köye gitmiş ve görmüş oldum. Soğuk sularından içmiş, Melahat Nine’nin doğal yoğurdunu fırından yeni çıkmış mısır ekmeğini tatmış oldum. Köyün emekli abisi Süleyman Altıntaş ile Artvin merkezde buluşuyorum. Yeni aldığı aracı ile hem test ediyoruz hem köyün yolunu tutuyoruz. Köyünü çok seviyor, kışın bile köye gelerek evine bahçesine bakıyormuş. Baraj seviyesinden yukarılara doğru kıvrıla kıvrıla çok da iyi olmayan zeminli yoldan çıkıyoruz. Bu arada Süleyman Abi’den köyle ilgili bilgiler alıyorum. Birbirinden uzak evler gözüme çarpıyor. Bunlar mahallerimiz diyor ve ekliyor; Şatıroğlu, Kurdoğlu, Rahtanoğlu, Hafızoğlu, Salihoğlu, Romanağa, Safranoğlu, Mollaoğlu, Ağaldaba, TakeoğluMahalleleri’ni sayıyor. Gezerken, fotoğraflarken hiç sıkılmadığım köylerin başında gelir Irsa. Köyün otantik yapısı korunmuş, köylünün dışında hiç kimseye izin verilmiyor köyde arsa ve ev almaya. Doğal tarım ve hayvancılıkla geçiniyorlar. Meyvenin her çeşidi burada var. Sebzesini bahçeden almayan aç kalıyor, çünkü köyde bakkal ve manav da yok. Ağaçların arasında terkedilmiş ilkokul çarpıyor. Daha önce yazılarımda bahsetmiştim, bu okullar böylece kalmamalı, köye verilmeli. Köyün örf adet ve geleneklerinin yaşatılması korunması gibi görsel alet, doku, materyaller burada korunmalı, sergi açılmalıdır. Köyü gezmeye gelen bunu görmelidir. Tüm bunlar köylerin korunması ve yaşatılması için değil midir?

Erenler HES Barajı

Erenler HES Barajı’nın yapılışı itibariyle doğru bir karar olmadığını sizlerle fotoğraflarla paylaşmak istiyorum. Köye girişte ilk gözümüze çarpan, dağı ve ormanı yararcasına Borçka Barajı’na birleştirilen Artvin’in proje hatası olarak çarpıyor Artvin’in ilk HES’i Erenler HES. Borçka’ya inen Balcı Deresi’nden 9 kilemetre tünellerle İrsa Köyü içinden geçirilerek, Artvin tarafından Borçka Barajı’na birleştirilmiş. Erenler HES’te 4 yıldır iki kişi çalışıyor. Bekçi Arif Satır bu köyden, elektrik mühendisi ise Balıkesir’den. Hani köylüye diyorlar ya “Köylüler de, devletimiz de kalkınacak.” Devlet kalkınmıyor, sahibi çatır çatır parasını alıp gidiyor, İlk başlarda “gelirinden sizlere pay vereceğiz” demişler. Yazılı olmadığından şimdiye kadar bir şey vermedikleri gibi vermeyi de düşünmüyorlarmış taleplere rağmen. Güzelim doğayı parçala, yık, tünel yap, köydeki hayvanların su ihtiyaçlarını da yok et, hiçbir şey verme köylüye. Yazık, çok yazık.

Köyde Yabancı Yok

Hiç kimse arazisi satmıyor, mecbur kalanlar ancak akrabalarına verebiliyor. Köye girişte köyün tek camiisi gözüme çarpıyor, içine giriyorum sanki ilk ben girmişim gibi temiz, güzel kokulu ve her taraf işleme kilimlerle dolu. Bahçesinde İstanbul’da paslanmaz imalatını 30 yıldır eşi ile birlikte sürdüren Akçelik şirketinin sahibi Kenan Satır’ın babası adına yaptırdığı ve köylünün ihtiyacı olan “Morg” görünüyor. Bahçesinde şehitler Süleyman Satır ve Remzi Kaplan mezarları başında Türk Bayrağı dalgalanıyor. Camiden çıktıktan 150 metre sonra köye gelecek misafirler için 30 yataklı “Köy Evi”ni görmenizi isteriz. Çok güzel düşünülmüş bir proje. Bu köye gitmek isterseniz bir telefonla muhtarı aramınız yeterli, odalarda her şey var gibi görünse de kendi yemeğinizi kendiniz yapıyorsunuz. Yanınızda erzak yoksa aç kaldınız demektir. Köy Evi’ni geçtikten sonra muhteşem bir Artvin manzarası sizi bekliyor. Seyir yeri olarak düşünülmüş, gökyüzündeymişsiniz gibi hissi uyunıyor. Borçka Barajı’nı tüm ihtişamı ile görebilir, keyfine doyamazsınız. Tüm yorgunluğunuz gider.

Evler Bahçeli Ve Tek Kat

Köyde girişte 3 evin dışında çok katlı evler yok gibi. Hepsinin etrafı çevrilmiş bahçeleri ile evleri bütünleşmiş durumda. Evlerin çoğu onarılmış görünüyor. Eski özelliğini kaybetmemiş Melahat Teyze’nin evine giriyorum. Tamamen doğal yaşıyorlar İsmet Amca ile Melahat Teyze. Artvin’de çok az rastlanan sıcak demircilik mesleğini 80 yaşındaki İsmet Amca yapıyor. Tek kapılı, 2 odası, 1 köpeği, 3 ineği ve 14 tavuğu olan evde hayatlarını sürdürüyorlar. Melahat Teyze bana yeni açtığı yoğurdu bakır bir tas ile önüme koyması ve orta sıcaklıktaki mısır ekmeğini içine parçalayarak koymam ve hele bunu açken yapmış olmam, bana dünyanın en büyük lezzeti gibi geldi. Her ikisine de Allah daha uzun ömürler versin.

Köyde Unutulmayanlar

Köyün bir özelliği de göç edenlerin, birbirleri ile iletişimde olmaları. Herkes herkesi tanıyor. Eskilerden rahmetli olmuş Artvin’in ilk şoförlerinden Namık Tanyel’i, 50’li yaşlarda aramızdan ayrılan işadamı Cengiz Kaplan’ı anmadan edemeyeceğim. Yine bu köyden göç etmiş İstanbul’da inşaat sektöründe başarılar elde etmiş, müteahhit Ali Özarslan’ı köye katkılarından dolayı kutlamak gerek. Köye katkıları ile bilinen işadamı İbrahim Altıntaş da İstanbul’da yaşıyor. Köyde en çok bilinenler arasında Albay Nurettin Uzun ve Pilot Enver Satır da var. Mecidiyeköy’de oğlu ve kızı ile restorant işleten, mütevazi kişiliği, olgun tavırları ile herkesin abisi İlhan Altıntaş’ı unutmuyorum. Bursa’da yaşayan işadamı Adnan Köse de doğup büyüdüğü köye desteğini sürdürenlerden. Köye emeği olanlardan biri de Macahelli Süleyman Özcan. İrsa Köyü’nde din adamı olarak görev yapan Özcan geriye dönmeyip bu köyde kalmaya karar vermiş.

Köyün Muhtarı Yetkililere Sesleniyor

Köy muhtarı Osman Şener ile köyü gezerken dinliyorum. Şener“Köyümüzün ihtiyaçlarını, şehirlerde yaşayan köy sakinlerinden temin veya bağış yoluyla hallediyoruz. Hepsine tek tek burada yaşayan köylüler adına teşekkür ediyorum. Bir konu var ki tüm girişimlerime rağmen hallolmuyor. Erenler HES, Artvin’de ilk yapılan HES’lerin başında geliyor. HES yapılırken köyümüze destek olacağı söylenmişti. Hatta inşaatı sırasında köyümüzün içme suyunu sağlanan 4 su deposunu da yıktılar. Yine köyümüzün ihtiyacı olan 8 değirmeni yok ettiler. Yetkililere bildirdim. Hiç bir ses yok. Köyümüzün ihtiyaçlarının bir kısmı buradan sağlanacaktı. Sözler unutuldu, yetkililer ilgilenmekten vazgeçti. Damar da bir köy, maden şirketi her ay bu köy muhtarlığına 50 bin lira geçiyor. Su depoları, çocuk parkları hatta müze için bile harcama yapılabiliyor. Köyümüzden bir kişi bile çalışmıyor bu tesiste. Yetkililerden rica ediyorum, Köyün içinden geçen bu HES belli bir bütçesini köye ayırsın, biz de yollarımızı, camimizin onarımını, su deposu ve çocukların eğitimi için harcayalım” dedi” İfadelerine yer verildi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir