Hanlı Hes’e dur diyoruz

Bursa’da yaşayan Şavşatlı ve Ardanuçlular Vali Selahattin Akyurta ait Akyurt Enerji şirketine bir kez daha tepki göstererek çağrıda bulundular.

Hanlı Deresi’ne kurulan Hidro Elektrik Santrali (HES) regülatörünün köylüleri gelecekte susuzluğa mahkum edeceğini vurgulayan köy temsilcileri “Çığlığımıza kulak verilmesini istiyoruz” diyorlar.

Artvin Sanat-Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği AS-DER’de bir araya gelen Hanlı HES’in etki alanındaki 20’si Şavşat, 8’i Ardanuç’a bağlı köylerin temsilcileri HES’e büyük tepki gösterdi.

Daha önce Şavşat’ta bir kaç kez eylem yapıldığını, basın açıklamalarıyla HES şirketine bu işten vazgeçmesi çağrısında bulunulduğunu hatırlattılar. Ayrıca kaymakamla görüşüldüğünü, Artvin Valisi’yle konuşulduğunu, sorunun Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla’ya iletildiğini ayrıca CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan tarafından konunun TBMM gündemine taşındığını ama hala bir yol alamadıklarını dile getirdiler.

Küresel ısınmanın dünyayı kasıp kavurduğunu, ülkemizde de bu sıkıntının üst düzeyde yaşandığına dikkat çeken köy temsilcileri “Eski sularımız artık yok. Çünkü göller kuruyor, dereler kuruyor. Doğa da yaşanan bu vahşi katliam engellenemezse, ileride değil sulama suyu,içecek su bile bulamayacağız” diyerek endişelerini dile getirdiler.

HES’lerle ilgili masa başında karar alındığına dikkat çeken katılımcılar “Bölge gerçeklerine aykırı şekilde hayata geçirilen bu karar köylünün idam fermanı, üretimin altına konulan dinamit niteliğindedir. Bizler bu idam fermanını yırtıp atmak, o dinamiti de imha etmek zorundayız. Bıçak kemiğe dayandı.Türkiye’de bürokrasiden hukuktan bir şey beklememiz neredeyse mümkün görünmüyor. Çünkü mahkeme ÇED raporunu iptal ediyor adamlar gidiyor Çevre ve Şehircilik Bakanlığından “ÇED gerekli değildir” yazısı alabiliyor. Adamlar para için gözlerini karartmış, Türkiye’nin İsviçre’si olarak görülen Şavşat’ı bitirmeye and içmişler sanki. Bu ayıplı zihniyet yalnız Artvin’in değil Türkiye’nin sorunudur. Türk turizminin kaybı olacaktır. Atılan taş ürkütülen kurbağaya değmez.” görüşünü dile getirdiler.

“Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz” diyen katılımcılar şunları söyledi:

“Yapılabilecek şey örgütlü mücadeledir. Şavşat küçük İsviçre olarak adalandırılır.

Eko sistem bu hızla bozulursa oralarda yaşam mümkün olmayacaktır. Yol yakınken bu vahşi enerji sistemi HES’lerden vazgeçilmeli. Bu konu siyaset üstüdür herkesin sahip çıkması gerekir.Yaptığımız iş derelerin sermaye gruplarına peşkeş çekilmesine karşı çıkmaktır.HES’lerle mücadelede asla pes etmek yok, hatta kurtuluş savaşı ruhuyla mücadele edilmesi gerekir.

Bu yalnız Şavşat ve Ardanuç’taki 28 köyü değil bütün Artvin’i hatta Karadeniz Bölgesi’ni ilgilendiriyor”

Bu arada HES şirketlerinin o köylerdeki işbirlikçilerinin ikna edilerek mücadeleye katılımının sağlanması istendi.

Suyun o bölgedeki köylülerin anayasal hakları olduğu 100 lerce yıldır kullanıldığına işaret ederek bu haktan vaz geçilemeyeceğinin altı çizildi.

Aç gözlü HES’lerin gözünü Karagöl suyuna diktiği dile getirilerek”Karagöl bizim kıblemizdir. Karagöl olmazsa biz değil sulama, içmek için bile su bulamayacağız. Yani su olmazsa köylerde yaşam da olmaz. Bu var olma ya da yok olma sorunudur.Biz 300 yıllık suyun varisiyiz. Birilerinin kalkıp suya çökmesini kabul edemeyiz” denildi.

HES’in durdurulması için ayrıca imza kampanyası başlatılması görüşü de dile getirildi.

Ayrıca Kontrol Edin

Tarihi eser kaçakçısı yakalandı Yusufeli’nde tarihi eser kaçakçılığı operasyonunda toplam dört adet tarihi eser ele geçirildi.

Artvin-Yusufeli İlçe Jandarma Komutanlığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü personelinin katılımıyla 3 Şubat 2021 günü, icra …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir