Anasayfa / Anasayfa / Kurbanın Hükmü

Kurbanın Hükmü

Artvin İl Müftüsü Kemal Uçkun, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi Kurbanın Hükmü ile ilgili açıklamada bulundu.

Uçkun yaptığı açıklamada, “Dinen aranan şartları taşıyan kimselerin kurban kesmeleri Hanefi mezhebinde ağırlıklı görüşe ve bazı müctehid imamlara göre vacip, fakihlerin çoğunluğuna göre müekked sünnettir.

Kurbanın meşru kılınmış bir ibadet olduğuna dair Kur’an-ı Kerim’de deliller bulunmaktadır. Saffat Suresinde (37/107); Hz.İbrahim’in oğlu Hz.İsmail’in yerine bir kurbanın, Allâh tarafından kendilerine fidye (kurban) olarak verildiği açıkça bildirilmektedir. Ayrıca diğer bazı ayetlerde de kurban ibadeti ile ilgili nasslar mevcuttur:

“Kendilerine ait bir takım menfaatlara şahit olsunlar; Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları kurban ederken Allah’ın adını ansınlar; siz de onlardan yiyin, yoksulu ve fakiri doyurun.” (Hacc,  22/28)

Hanefiler, Kuran’da Hz. Peygambere hitaben:

“Rabbin için namaz kıl, kurban kes” (Kevser, 108/2) buyrulmasının ümmeti de kapsadığı ve gereklilik bildirdiği görüşündedir. Ayrıca Hz. Peygamber’in birçok hadisinde hali vakti yerinde olanların kurban kesmesi emredilmiş veya tavsiye edilmiş, hatta

“Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın !” (İbnMace, Edahi, 2;  Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2, 321),

“Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vaciptir.” (Tirmizi, Edahi, 18; İbnMace, Edahi, 2) gibi ifadelerle bu gereklilik önemle vurgulanmıştır. Öte yandan kurban kesmeyi Hz. Peygamber hiç terk etmemiştir. Bu ve benzeri delillerden hareket eden fakihler gerekli şartları taşıyanların kurban bayramında kurban kesmesini vacip görürler. Sünnet olduğunu ileri sürenler ise, Kur’an’da bu konuda açık bir emrin bulunmayışından, Hz. Peygamber’in devamlı yapmış olmasının kurbanın sünnet olmasıyla da açıklanabileceği noktasından hareket ederler. (İlmihal II, TDV, s. 2-3)

Kevser suresindeki  “Nahr” kelimesinin, “kurban kesmek, boğazlamak” anlamı-na geldiği gibi “başı dik tutmak, elleri omuz hizasına kaldırmak” anlamına da gelir. Zaten kesinlik olmadığı için vacip veya sünnet hükmü çıkarılmıştır” ifadelerine yer verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir