Sahibini bekleyen binlerce saate 34 yıldır sahip çıkıyor

Artvin Merkez’de 34 yıldır saatçilik yapan Erdoğan Çakmakçı, tamir için teslim aldığı, ancak sahipleri tarafından geri alınmayan binlerce saate tam 34 yıldır sahip çıkıyor.

Saatçi Erdoğan Çakmakçı, evli ve iki çocuk babası. Baba mesleği olan saatçiliği devam ettirmeye başladıktan sonra tamir için bırakılan ve bir daha geri alınmayan 2 bine yakın saati 34 yıldır saklıyor. Emektar saatçi, 30 yıldan bu yana bırakılan ve daha sonra geri alınmayan binlerce müşterisini hala bekliyor. Teslim alınmayı bekleyenler arasında kol saatinden duvar saatine kadar pek çok çeşit bulunduğunu söyleyen Çakmakçı, unutulan saatleri internet üzerinde satmayı da planlıyor.

Baba yadigarı saatçilik mesleğinde üçüncü kuşak olarak devam eden emektar saat ustası Erdoğan Çakmakçı mesleğin kolaylıklarını ve zorluklarını anlattı. İşini severek yaptığını ifade eden Çakmakçı günümüzde eski saat ustalarının artık sayılarının azaldığını söyledi.

“Müşterim 30 senedir saatini almaya gelmedi. Ben kendimi bildim bileli bu saat ben de duruyor. Umarım bir gün sahibi almaya gelir. Merakla bekliyorum” diyen Çakmakçı şu açıklamalarda bulundu:

Üçüncü kuşak olarak mesleğimi devam ettiriyorum

“Dünya Saat Evi yani babam Mehmet Çakmakçı‘nın izinden gidiyorum babam da amcalarından saatçilik mesleğini öğrenmiş. Ben ise üçüncü kuşak saatçi oluyorum. 47 yaşındayım. Evliyim ve iki çocuğum var. 13 yaşımdan beri saatçilik yapıyorum. Mesleğe babamın yanında çırak olarak başladım. Son 15 senedir de tek başıma burada çalışıyorum. Babam hayatta ancak o mesleği artık bana bıraktı. Babam 1978’ de amcaları gibi o da saatçiliğe başlamış. Onlardan sonra babam açmış saatçi dükkanını. Daha sona babam ikinci kuşak olarak bu mesleği devam ettirmiş. Ben ise üçüncü kuşak olarak mesleğimi devam ettiriyorum.

Cami meydanında Hüsnü Hoca varmış o da saatçilik yapıyormuş yani biz Artvin’in ilk saatçileri değiliz ancak bu mesleği ben üçüncü kuşak olarak devam ettiriyorum. Babamın zamanında onlar varmış. Bu meslekte Cahit Kocamanlar da yer almıştır. Yani babam da 1978’den 2002 yılına kadar saatçilik yaptı. Daha sonra saatçiliğe ben devam ediyorum.

Bu mesleğin zorlukları da var kolaylıkları da

Öncelikle oturduğunuz yerden iş yapıyorsunuz. Eski mekanik saatleri, cep saatlerini, kurmalı saatleri tamir etmek benim en çok sevdiğim saat türleri arasındadır. Şimdi ise bu tür saatler kalmadı. Bu tür saatler şimdilerde tek tük geliyor. Eski masa saatlerini tamir etmek de önemlidir. Şuan elimde 75 senelik saatler de var. Her türlü saati tamir ediyorum. Eğer parça bulursak her türlü saati tamir ediyoruz. Bundan daha ince bir işçilik isteyen başka bir meslek yoktur diye düşünüyorum.

Eski saatçiler artık yok gibi bir şey. Bizim gibi saatçi kalmadı bence. Ben dükkanımda tek başıma çalışıyorum. yanımda çırak yok yani ben dükkanımı kapatsam özellikle eski tarz saatlerden anlayan ve tamir eden saatçi de yok. Pil vs değişen ilah ki vardır ama ustalık isteyen saat tamirlerini yapacak kimse de ne yazık ki kalmadı.

Yıllardır sahibini bekleyen saatler var elimde

Müşteriler geliyor saatlerini tamir ettirmek için. Birçok müşterim saatini almaya da gelmiyor. Şuan da dükkanımda binlerce sahibini bekleyen saatler var. Özel olarak müşterilerimiz bir gün gelirde saatini sorarsa diye ama yıllardır sahibini bekleyen bir sürü saat var. Zamanla ben o saatleri tamir yaparken parçasını kullanıyorum . Ama çoğu müşterim gelmiyor saatini almaya. Yaklaşık 2 Bin adet sahibini bekleyen saat mevcut ben de. Gelen olursa saatini tabiî ki de veriyorum.

Mesela şu elimde olan 30 senelik bir saat var. Bu gördüğünüz saat 30 senedir bende ancak müşterimiz 30 senedir saatini almaya gelmedi. Ben kendimi bildim bileli bu saat ben de duruyor. Umarım bir gün sahibi almaya gelir. Bu bırakılan unutulan saatlere de gözümüz gibi bakıyoruz.

Güven çok önemli bu meslekte

Size eski bir anımı paylaşayım. Yıllar evvel bir müşterim çok değerli bir saati getirdi tamir etmem için hatıraymış müşterime. Camdan kapağını kırdım bu olay benim aklımdan hiç çıkmaz. İnsanlar baba yadigarı saatlerini getirip tamir ettiriyorlar. Maneviyata çok önem veren müşterilerim de oluyor. O nedenle işimi be büyük bir titizlikle yapıyorum.

Bu iş bir nevi de koleksiyonculuğa girdi. Eski değerli saatler yok. Ben bir saatte bakıp hangi döneme ait olduğunu bilirim. İnsanlar günümüzde artık kıyafetine uygun saatler takıyorlar. Bir değeri yok o saatlerin hepsi Çin saati. Özellikle cep telefonlarının çıkması ile de saat kullanımı azaldı.

Para kazanamıyoruz

Eskiden üç saat tamir ederdim. Günlük yevmiyem de çıkardı. Şimdi ise işler azaldı. Artık genelde pil takıyoruz. Eski tür saatleri getiren olursa tamir ediyoruz. Şimdilerde yirmi saat tamir etmem gerekiyor ki ancak yevmiyem çıksın.

Bu mesleği babam bana öğretirken şu nasihatte bulundu. Dürüst olacaksın derdi babam. Müşterinin dediğini yapacaksın derdi. Bu işi sevmen lazım. Bu saatten sonra bu iş kazandırmaz ama şükür bizim mesleğimizdir devam ettiriyoruz.

Standar müşterilerim de var. Ta İstanbul’dan Bursa’dan müşterilerim var. Bu müşterilerim benden başkasına güvenip de saatlerini açtırmıyorlar. Bu farkındalığımı da bana güvenmelerine bağlıyorum. İl dışından da saatlerini kargolayıp tamir için gönderiyorlar bana.”

Ayrıca Kontrol Edin

BORÇKA BELEDİYE BAŞKANINDAN ODAMIZA ZİYARET

Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan CHP Borçka İlçe Başkanı Vehbi Yılmaz ile birlikte Odamızı ziyaret …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir